rus porno
Hoşgeldiniz  
istanbul escort istanbul escort ataşehir escort istanbul escort antalya escort ataşehir escort kartal escort ümraniye escort ataşehir escort ümraniye escort kadiköy escort escort izmir izmir escort bayan izmir escort

Esad Şam’ı teröristlerden tamamen temizledi, sırada İdlib var

admin | 22 Mayıs 2018 | Genel, Gündem, Tüm Manşetler

8 yıl aradan sonra Suriye’nin Şam kenti radikal İslamcı teröristlerden tamamen temizlendi

Çatışmaların başladığı 2011 yılından bu yana terör gruplarının yoğun saldırıları altında kalan Şam kırsalı uzunca bir süre bu grupların kontrolü altında kalmış, bu bölgelerden Şam merkeze dönük sürekli saldırılarda bulunulmuştu. Zaman zaman bu bölgelerden kent merkezine yönelik yoğun saldırılar yapılmış ise de, kent merkezine girmeyi başaramamışlardır.

Radikal İslamcı terör gruplarının inancına göre Şam kenti meleklerin kanatları altında olan kutsal bir şehirdir. Bu kentin alınması kutsal zafer için yaşamsal önemde olmuştur. Şam kentine yönelik on binlerce terörist grupların oluşturduğu saldırılarda, ciddi kayıplar vermelerine rağmen, saldırılar sürekliliğini korumuştur. Öyle ki Şam’ın alınmasının başarılamayacağı pek çok saldırı sonrasında açıkça anlaşılmış olmasına rağmen, saldırılar 8 yıl boyunca aralıksız sürmüştür. Şam’a girilemese bile Şam kapılarında şehit olmak bile cennete gidiş için ayrıcalık yaratacağının inancıyla organize edilen saldırılarda binlerce terörist yaşamını kaybetmiştir.

Suriye ordu birliklerin bu yılın ilk aylarında başlattığı temizlik operasyonuyla önce Şam kentinin yakın kırsalı temizlenmiş, ardından ise bütün bir Şam bölgesi adım adım temizlenerek özgürleştirilmiştir. Son olarak da Filistinlilerin Mahallesi olarak bilinen ve nüfusu 200 bin civarında olan Yarmuk kampı, terör gruplarından temizlenerek yeniden Filistin halkının yaşamına açılmıştır.

Şam kentinin tamamen temizlendiğinin ilan edilmesi iki açıdan önemlidir. İlk olarak Suriye devletinin zaferinin ilanı açısından önemlidir. Bu başarı ile, tüm dünyaya Suriye devletinin halkıyla birlikte yıkılmadığını, dimdik ayakta olduğunu, cihatçı terör gruplarının yenilgiye uğratıldığı alenen gösterilmiştir.

İkinci olarak ta Şam zaferinden sonra sıranın terör gruplarının yığıldığı, İdlib kenti Amerikan teröristlerinin işgalinde bulunan Rakka kentine geldiğinin ilan edilmesidir.

Şam kırsalı sonrasında Suriye devletinin iki temel sorunu kalmaktadır. İlki İdlib kentinin temizlenmesidir. Değişik bölgelerden terör grupları bu kente taşınmış ve bu bölgede bir süre izole edilmeleri sağlanmıştır. Sayılarının yaklaşık olarak 60 bin civarında olduğu tahmin edilen ve çok değişik terör gruplarına mensup olan ve pek çok ülkenin vatandaşlarını kapsayan teröristlerin buradan da temizlenerek, İdlib kentinin özgürleştirilmesi hedeflenmektedir.

İdlib kenti Suriye açısından çok önemli stratejik bir kenttir ve yaşamsaldır. Özellikle Cıs el Şugul kasabasında bulunan Gab bölgesi geniş bir ovadır ve Suriye’nin tahıl üretiminde önemli bir alandır. Ayrıca Lazkiye kentine sınır oluşturması da ciddi bir tehdittir. Türkiye sınırında bulunan İdlib kenti, terör gruplarının Türkiye’ye sızması yada buradan lojistik destek edinmesi anlamında tehdit oluşturma durumundadır.

Türkiye ile Astana sürecinde varılan anlaşma ile, bu terör gruplarının kontrol altında tutulması hedeflenmiş, bölge dışına çıkışlarının engellenmesi iç.in Türkiye’nin gözlem noktaları oluşturması istenmiştir. Türkiye askeri güç kullanarak yapması gereken bu kontrolü daha çok kurduğu ilişkilerle yapmaya yönelmiş, gözlem noktalarının kurulmasında yer yer El Nusra terör örgütü mensuplarının refakatında yaptığı gözlemlenmiştir. İdlib kentine taşınan ve AKP iktidarının daha önceki süreçte ilişkiler kurduğu bilinen kimi terör grupları ile çatışmaya girmeyerek bir anlamda bu gruplara zaman kazandırmasına katkı sağlaması, Astana sürecini katılan diğer ülkeleri ve Suriye devletini rahatsız etmektedir.

İdlib kentine dönük operasyon Rusya, İran ve Suriye ordu birlikleri ile milis güçler tarafından yapılacaktır. AKP iktidarının bu süreçte ne tavır alacağı kestirilememekle birlikte Astana sürecine uygun bir tavır alması beklenmektedir. Böylesi operasyonda, kentte bulunan terör gruplarının Türkiye sınırından geçme isteğinin olacağı açıktır. Türkiye sınırı dışında başka bir bölgeye geçme şansları olmayan bu teröristlerin, Türkiye’nin izin vermemesi durumunda ne yapacakları da ayrı merak konudur. Rusya’nın bu kentte bulunan Kafkas kökenli yabancı teröristlerin kentten çıkmalarına izin verilmemesi konusunda daha önceden Türkiye’yi uyardığı, bu durma asla müsamaha göstermeyeceği biliniyor. Rusya bu teröristler İdlib kentinden çıkmaları durumunda bütün bir Avrupaya ve bölgeye dağılarak eylemlerine devam edeceklerini belirterek bu konudaki hassasiyetini açıkça ortaya koymaktadır.

Türkiye’nin sınırlarını kapatması durumunda bu terör gruplarının önünde iki seçenek kalacaktır. Ya teslim olacaklar ya da temizlenecekler.

AKP yanlış ve kirli Suriye politikası nedeniyle bir süre destek verdiği kimi terör gruplarını başka ad ve kimlik altında İdlib kentinden çıkartacağı, ya da çıkarttığı düşünülmektedir. Aksi durumda bu kesimlerin AKP ilke olan ilişkilerinin deşifre ederek uluslararası kamuoyuna yansıtabilecekleri iddia edilmektedir. Uluslararası hukuksal bir suç olan bu durumun gerçekleşmesini istemeyen AKP’nin İdlib kentinde buluna terör gruplarının bir kısmını (Ahrar-ı- Şam gibi) buradan çıkartarak Afrin kenti sınırına yerleştirdiği de ayrıca iddia edilmektedir. ÖSO çatısı altına aldığı bu terör gruplarını Suriye’de gerçekleştiği kimi operasyonlarda kullandığı ve kullanmaya devam edeceği de ifade ediliyor.

ABD’nin işgali altında olan Rakka kenti ise masa başında çözülecek ve bölge de bulunan Kürtlerin tarihsel kararları ile bir biçim bulunarak çözülecektir. Rakka halkı yaşadığı işgal durumundan çok rahatsızdır. ABD ile işbirliği yapan Arap aşiretleri ile Kürt yapılanmaların kontrolü altında bulunan ve stratejik önemde olan bu kentin sorunu uluslararası bir sorun olarak masada çözülecektir. Suriye Kürtleri bu süreçte kararlarını vermek durumundadır. ABD ile sürekli yan yana olamayacağının, ABD’nin askeri gücünün bölgede uzun soluklu kalamayacağının bilinciyle karar vermeleri gerekmektedir.

Yeni Anayasa sürecinde olan Suriye devleti ile ilişki geliştirerek, yeni yaşamım bir parçası olmalılardır. Kürt halkı ve bölge halkaları tarihsel olarak yan yana yaşayan ve ortak bir yaşamı paylaşan halklardır. ABD emperyalizminin halklar arasında ki bu tarihsel bağı daha fazla yıpratmasına ve daha da önemlisi yeni düşmanlıklar oluşturmasına fırsat verilmemelidir. Emperyalizm hiçbir halkın özgürlüğünden yana olamaz. Tarihte de asla olmamıştır. Dönemsel yararcılık bir yana bırakılarak, yüzlerce yıldır birlikte yaşam sürdürülen halklarla birlikte eşit yurttaşlar olarak yaşamak hedeflenmelidir.

Kürt halkının tavrı Suriye halklarının özgürlüğüne ve huzura kavuşması açısından önemlidir. Suriye halkı barışını özlemektedir. Sekiz yıla yakın süredir verdiği mücadele ile bu huzuru ve barışı hak etmiştir. ABD emperyalizmin Suriye de yapabileceği hiçbir kalmamıştır. Son kart olarak Kürtler üzerinden oynamak istemektedir. Kürt halkı bu durumun bilinciyle hareket etmeli ve ABD emperyalizminin yanından hızla uzaklaşmalıdır. Doğru tavır budur.

Suriye zafer sonrasında asla eski Suriye olmayacaktır. Özgürlüğünü sekiz yıla yakın çetin bir mücadele ile kazanan ve kenetlenen Suriye halkı, bölge ülkelerine örnek olacaktır.

Ömer Ödemiş / abcgazetesi

138 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

EN SON HABERLER

© 2016 Komite Medya Tüm Hakları Saklıdır .
istanbul escort istanbul escort gaziantep escort kızlar escort gaziantep kadıköy escort escort kadıköy ümraniye escort kartal escort ataşehir escort anadolu yakası escort